| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
|
ANARŞİZM: Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi I. Cilt
ANARŞİZM: Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi I. Cilt
|
Kaldırım Taşları Arasında Eğreltiotu Olmak
Ahmet Yosmaoğlu
ANARŞİZM: Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi, Cilt 1: Anarşiden Anarşizme (Milattan Sonra 300’den 1939’a Kadar) Editör: Robert Graham, Çeviri: Nil Erdoğan & Mustafa Erata, Versus Kitap; Mayıs 2007
Tarihsel Kaza Anarşi: Bir veya birden fazla bireyin insanların geri kalanını yönetmediği, insanların kendi işlerini çekip çevirme özgürlüğüne sahip oldukları toplum biçimi. Ve anarşizm. Kropotkin’in Encyclopedia Britannica için yaptığı tanıma göre “toplumun devletsiz olarak kavrandığı bir yaşam ve davranış prensibi veya teorisine verilen isim”. İnsanlık yalnızca son birkaç bin yıldır devlet olarak isimlendirilen organize yapılar tarafından sahiplenilmiş halde yaşıyor. Yaklaşık altı bin yıl öncesine, yani p.m.’nin bolo bolo’da “tarihsel kaza” olarak betimlediği ana kadar dünya halkları kurulu otorite ve hiyerarşiden azade bir şekilde yaşıyorlardı. Üniter bir otorite ve çıkarlar hiyerarşisi tesis etmekten imtina etmek şöyle dursun, barış içinde bir arada sürdürdükleri yaşamlarını verili olarak kabul ediyorlar, otoritesiz yaşamı doğal dünya ile ilişkilerinden edindikleri çeşitli bilgi türlerine dayanarak handiyse evrensel bir gereklilik, onurlu yaşamanın ön koşulu sayıyorlardı. Jean Jacques Rousseau’nun o meşum “toplumsal sözleşme”si henüz icat edilmemişken, tiranlar dünyanın ve insanların maddi, manevi ve bedensel kaynaklarını ele geçirmenin sözleşme yapmaktan daha pratik bir yolunu keşfetmişlerdi: zor kullanarak devlet kurmak. Bu buluş sonrasında, eşyanın tabiatı gereği, hiçbir yönetici yönetmeyi arzuladığı insanlarla sözleşme yapmaya kalkışmadı. Savaşmak, fethetmek, köleleştirmek için gerekli olan teknoloji gitgide rafine olur ve devasa uygarlıkları peşi sıra oluştururken insanlar da geçmişe doğru gittikçe uzaklaşan barış ve otoritesizlik çağının anılarını yaşatmaya devam ettiler. Hiyerarşik toplumların ortaya çıkışı anarşi çağı toplumunun olumlu bir alternatif olarak tekrar ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Modern Devletin ortaya çıkışına karşın, Büyük Sömürgeler Çağı’na kadar yeryüzünün büyük bölümü göreli olarak anarşi içinde yaşamayı sürdürdü. Dünya toprakları ancak 20. yüzyılda egemen devletlerce tam olarak paylaşılabildi ve “asayiş berkemal” kılındı. Tarihsel trajedinin bu kanlı perdesinde, fethedilen ve sömürgeleştirilen toprakların yerli halkları sistematik kıyımlara tabi tutuldu, doğa ve yerel kaynaklar talan edildi. Modern Devlet “aklı” toplumsal sorunlar üzerine düşünmenin biricik meşru yöntemi haline getirildi. Yerli anatomisi, fizyolojisi ve psikolojisi, neredeyse “zoolojisi” üzerine ciltlerce eser yazıldı; halen yaşamını sürdüren pek çok bilim ve sözde-bilim dalının temelleri o günlerde atıldı. İlkyardım Çalışmaları Anarşizm işte böyle bir çağda dünya sahnesine çıktı. İnsanlığın içine hapsedildiği tutsaklık ve sömürü durumunun ortadan kaldırılması, artık geçmişten getirilen özgürlük, eşitlik, sorumluluk, adalet, barış ve doğaya saygı gibi geleneklerin gönüllü birliktelik, otonomi, kendiliğinden örgütlenme, karşılıklı yardımlaşma, doğrudan demokrasi, doğrudan eylem, yatay ilişkilenme, gibi prensipler olarak sistematize edilip uygulanmasını gerektiriyordu. Dünya ve insanlar için bir gelecek tasavvur edilecekse, bu geleceğin nasıl olacağına karar vermek bir takım ayrıcalıklılara değil, insanların kendisine bırakılmalıydı. Anarşizm, dostları tarafından bir ideal olarak benimsenirken, siyasi yelpazenin her kanadından düşmanları tarafındansa “ütopya” olarak damgalandı. Oysa onun için çabalayanlar, ne yekpare, bütüncül bir ideal oluşturma narsisizmine iltifat etti, ne de bir “mutlak iyi insan” kavramına yaslanarak kırlarda altın çağ hülyalarına daldılar. Aksine, Logos’a değil, herkesin sözüne alan açmak için çalıştılar, her zaman çokseslilik ve özgür seçimden yana oldular. Evrensel büyük doğruların ardında neferler olmak yerine evrensel iddiaları yerellikleri ile sınamayı tercih ettiler. Ama anarşizmin mayası olan özgürlük ve eşitlik prensiplerinden asla ödün vermediler, asla hiyerarşik örgütler kurmadılar ve hiçbir devletin kurulmasına katkı yapmadılar. Bu uğurda devletlerin fedaileri tarafından sürekli dağıtıldılar, hapsedildiler, hatta kitleler halinde öldürüldüler. Her şeye rağmen, güncel distopya ve ütopya arasında bir yerde, bir heterotopya umudu olarak var olmaya devam ettiler. Kaynak Metinlerden Ders Almak On yıllardır anarşist düşüncenin tarihsel gelişimi üzerine çalışan Robert Graham, orijinal tarihsel metinlerden oluşturulmuş bu derlemede bize anarşi düşüncesinin dünya yüzünde pek çoğumuzun sandığından daha erken bir tarihte belirdiğini hatırlatıyor. Seçkide bulunan ilk metin, şaşırtıcı şekilde, Taocu bir filozof olan Bao Jingyan tarafından miladî 300’ler civarında yazılmış. Yazı, günümüz anarşizminde de sıkça kullanılan bir ifade yoluyla, adeta hiç kopmamış bir damarla çağdaş anarşizme doğrudan bağlanıyor: “Ne efendiler ne de kullar”. Antolojideki yazılar kronolojik, coğrafi ve tematik bir dizilimle anarşizmin tarihine ve anarşizmin tarihi boyunca otoriter teori ve pratiklerle girdiği tartışmalara ışık tutuyor. Kölelik ve özgürlük üzerine ilk metinler bölümünden sonra, seçki anarşinin anarşizme dönüştüğü tarihsel dönemeçleri hakkıyla örnekleyerek devam ediyor: Aydınlanma döneminde Godwin’le birlikte felsefî anarşizmin ortaya çıkışı, endüstrileşme ile beraber ortaya çıkan “ütopik” sosyalistlerin yazılarının anarşizm üzerindeki etkisi, kendisini anarşist olarak tanımlayan ilk düşünür olan Proudhon’un önemli metni “Mülkiyet Nedir?” ve klasik anarşizmde devrimci düşünce, eylem ve insan doğası üzerine yazılmış en önemli metinler. Kitap, orijinal kaynaklara dönerek bizi anarşizmin önemli tarihsel damarları arasında bir yolculuğa çıkarıyor: anarşist komünizm, anarko-sendikalizm, Stirner’in bireyci anarşizmi gibi birbirinden farklı ve bazen kendi aralarında kavgalı akımlar bir süreklilik içinde sunularak anarşizme ait tarihsel resim özenle belirginleştiriliyor. Bu bölüm, farklı akımlar arasındaki akışları, süreklilik ve kırılma noktalarını hatırlatarak, günümüz anarşist hareketi üzerinde zihin daraltıcı etkileri olan bir takım ezberlerin bozulmasına da yardımcı olacak nitelikte. Antoloji, hareket içi tartışmalar kadar anarşizmin diğer kitle hareketleri ile tartışmalarına da birinci elden kaynaklarla yer vermesi açısından sol ve özgürlükçü düşüncenin gelişimini takip etmek isteyenler için önemli sayılmalı. Dünya devrim tarihinin Paris Komünü, Meksika devrimi, Rus devrimi, İspanyol devrimi gibi önemli anları konusunda anarşist kuramcı ve eylemcilerin katkı ve yorumlarını okumak, sol düşünce içinde bugüne kadar taşınan temel tartışma noktalarını gözden geçirmemize hizmet ediyor. Anarşizme önemli katkılar yapmış ilginç bireyci Gustav Landauer, bilgin ve anarşist Elisée Reclus, ünlü Alman anarşisti Johann Most ve sanat tarihçisi olarak tanınan Herbert Read gibi isimlerin metinleri de Türkçeye ilk kez bu seçkiyle kazandırılıyor. Seçki ayrıca, zaman zaman tartışmayı, hatta üzerine düşünmeyi unutma hatasını yaptığımız özgür sanat, liberter eğitim, aşk ve evlilik gibi konularda da anarşistlerin söyleyecek sözlerinin olduğunu bize hatırlatıyor. Kadın hareketlerinde son yüzyılda alınan yol, 20. yüzyıl sanatına damgasını vuran Dada gibi anti-modernist sanat akımlarının anarşizmle yakın ilişkisi ve eğitim pratiğinin merkezî eğitim sistemlerinin dışına taşarak reklâmcılık, kendini-geliştirme, şirket-içi eğitsel faaliyetler gibi yeni olgularla hayatımızı kuşatmış olduğu düşünüldüğünde, seçkinin bu bölümü özel bir değer kazanıyor. Seçkinin en önemli özelliklerinden biri de, anarşizmi Avrupa devrim tarihine ait bir olgu olmakla kısıtlamayıp Latin Amerika, Çin, Japonya ve Kore gibi coğrafyalardan anarşist metinlere yer vermesi. Bu metinlerin önemli bir kısmı Türkçede ilk kez okunacak. Bu bölümler evrensellik iddiası taşımayacak kadar felsefî nezaket sahibi bir hareketin, yerelleştikçe ne kadar evrenselleşebileceğinin kanıtını sunuyor. Nisyan Malûliyetini İsyan ile Gidermek Bellek canlıların önemli yetilerinden biridir. Bilgi ve anı kırıntılarının, parçalanmış adacıklar halinde kaldıklarında, gündelik yaşamımızda çarpıtıcı ve acı verici, ileriye yürümeyi ve yön değiştirmeyi imkânsız kılan engeller olarak karşımıza çıkması olasıdır. Bu izole bellek adacıklarını derleyip toplaması, hayata ve harekete ufkî bir bakışla bakmamızı sağlaması açısından bu derleme siyasi yazın dünyamıza yapılmış unutulmaz bir katkı olmayı uzun yıllar sürdürecek gibi görünüyor.
İÇİNDEKİLER:
Teşekkür x
Önsöz xi
Birinci Bölüm Kölelik ve Özgürlük Üzerine İlk Metinler
1. Bao Jingyan: Ne Efendi Ne de Kul (MS 300)
2. Etienne de
3. Gerrard Winstanley:Yeni Erdemlilik Yasası (1649)
İkinci Bölüm Aydınlanma ve Devrim
4. William Godwin: Politik Adalet Üzerine İnceleme (1793-97)
5. Jean Varlet: Patlama (1794)
6. Sylvain Maréchal: Eşitlerin Manifestosu (1796)
Üçüncü Bölüm Endüstrileşme ve Sosyalizmin Ortaya Çıkışı
7. Charles Fourier: Cazip Emek (1822-1837)
8. Pierre-Joseph Proudhon: Mülkiyet Nedir? (1840)
9. Proudhon: Ekonomik Çelişkiler Sistemi (1846)
Dördüncü Bölüm Devrimci Düşünce ve Eylem
10. Michael Bakunin: Almanya’da Gericilik (1842)
11. Max Stirner: Ego ve Biricik (1844)
12. Proudhon: Genel Devrim Düşüncesi (1851)
13. Anselme Bellegarrigue: Anarşi Düzendir (1850)
14. Joseph Déjacque: Devrimci Soru (1854)
15. Francisco Pi y Margall: Gericilik ve Devrim (1854)
16. Carlo Pisacane : Devrim Üzerine (1857)
17. Joseph Déjacque: İnsan Olmak Üzerine (1857)
Beşinci Bölüm Anarşist Hareketin ve Enternasyonal’in Kökenleri
18. Proudhon: Federalizm Üzerine (1863/65)
19. Birinci Enternasyonal Tüzüğü (1864-1866)
20. Bakunin: Sosyalizm ve Devlet (1867)
21. Bakunin: Uluslararası Kardeşlik Programı (1868)
22. Bakunin: Devlet Nedir? (1869)
23. Bakunin: Evrensel Oy Hakkı Yanılsaması (1870)
24. Bakunin: Bilim ve İktidar Üzerine (1871)
Altıncı Bölüm Birinci Enternasyonal’de Fikir Ayrılığı
25. Bakunin: Enternasyonal Örgütü (1871)
26. Sonvillier Genelgesi (1871)
27. St. Imier Kongresi (1872)
Yedinci Bölüm Fransız-Prusya Savaşı ve Paris Komünü
28. Bakunin: Mevcut Kriz Üzerine Bir Fransız’a Mektuplar (1870)
29. Bakunin: Paris Komünü ve Devlet Düşüncesi (1871)
30. Louise Michel: Komün Savunmasında (1871)
31. Peter Kropotkin: Paris Komünü (1881)
Sekizinci Bölüm Anarşist Komünizm
32. Carlo Cafiero: Anarşi ve Komünizm (1880)
33. Kropotkin: Ekmeğin Fethi (1892)
34. Kropotkin: Tarlalar, Fabrikalar ve Atölyeler (1898)
35. Luigi Galleani: Anarşizmin Sonu (1907)
Dokuzuncu Bölüm Anarşi ve Anarşizm
36. José Llunas Pujols: Anarşi Nedir? (1882)
37. Charlotte Wilson: Anarşizm (1886)
38. Élisée Reclus: Anarşi (1894)
39. Jean Grave: Can Çekişen Toplum ve Anarşi (1893)
40. Gustav Landauer: Almanya’da Anarşi (1895)
41. Kropotkin: Anarşizm Üzerine (1896)
42. E. Armand: Bireyci Anarşistin El Kitabı (1911)
Onuncu Bölüm Eylemle Propaganda
43. Paul Brousse: Eylemle Propaganda (1877)
44. Carlo Cafiero: Eylem (1880)
45. Kropotkin: Mülksüzleştirme (1885)
46. Jean Grave: Araçlar ve Amaçlar (1893)
47. Leo Tolstoy: Şiddet İçermeyen Direnişe Dair (1900)
48. Errico Malatesta: Sosyal bir Faktör Olarak Şiddet (1895)
49. Gustav Landauer: Sosyalizmi Yaratarak Devleti Yıkmak (1910/15)
50. Voltairine de Cleyre: Doğrudan Eylem (1912)
On Birinci Bölüm Yasa ve Ahlak
51. William Godwin: Yasaya Dair (1797)
52. Kropotkin: Yasa ve Otorite (1886)
53. Enrico Malatesta: Şu Saatin Görevleri (1894)
54. Kropotkin: Karşılıklı Yardımlaşma (1902) ve Anarşist Ahlak (1890)
On İkinci Bölüm Anarko-Sendikalizm
55. Pittsburgh Bildirisi (1883)
56. Fernand Pelloutier: Anarşizm ve İşçi Sendikaları (1895)
57. Antonio Pellicer Paraire: Emeğin Örgütlenmesi (1900)
58. Uruguay Bölgesi İşçi Federasyonu (FORU): 3ncü Kongreden Bildiriler (1911)
59. Emma Goldman: Sendikalizm Üzerine (1913)
60. Pierre Monatte ve Errico Malatesta: Sendikalizm – Lehte ve Aleyhte (1907)
On Üçüncü Bölüm Sanat ve Anarşi
61. Oscar Wilde: Sosyalizm ve İnsan Ruhu (1891)
62. Bernard Lazare: Anarşi ve Edebiyat (1894)
63. Jean Grave: Efendi değil Eşit Sanatçı (1899)
On Dördüncü Bölüm Anarşi ve Eğitim
64. Bakunin: Bütünsel Eğitim (1869)
65. Francisco Ferrer: Modern Okul (1908)
66. Sébastien Faure: Liberteryen Eğitim (1910)
On Beşinci Bölüm Kadınlar, Aşk ve Evlilik
67. Bakunin: Patriarkal İktidara Karşı (1873)
68. Louise Michel: Kadın Hakları (1886)
69. Carmen Lareva: Özgür Aşk (1896)
70. Emma Goldman: Evlilik (1897), Fahişelik ve Aşk (1910)
On Altıncı Bölüm Meksika Devrimi
71. Voltairine de Cleyre : Meksika Devrimi (1911)
72. Praxedis Guerrero: Ayakta Ölmek (1910)
73. Ricardo Flores Magón: Toprak ve Özgürlük (1911-1918)
On Yedinci Bölüm Avrupa’da Savaş ve Devrim
74. Elisee Reclus: Evrim ve Devrim (1891)
75. Tolstoy:Zorunlu Askeri Hizmet (1893)
76. Jean Grave: Militarizme ve Kolonyalizme Karşı (1893)
77. Elisee Reclus: Modern Devlet (1905)
78. Otto Gross: Kültürel Krizin Üstesinden Gelmek (1913)
79. Gustav Landauer: Sosyalizm İçin (1911)
80. Maletesta: Anarşistler İlkelerini Unuttular (1914)
81. Savaşa Karşı Uluslararası Anarşist Manifesto (1915)
82. Emma Goldman: Evrensel Kıyım Yolu (1915)
On Sekizinci Bölüm Rus Devrimi
83. Gregory Maksimov: Sovyetler (1917)
84. Tüm Rusya Anarko-Sendikalist Konferansı: Sendikalar ve Fabrika Komiteleri Üzerine Önerge (1918)
85. Makhnovist Hareketin Bildirileri (1920)
86. Peter Arshinov: Mahnovişçina ve Anarşizm (1921)
87. Voline: Bilinmeyen Devrim (1947)
88. Alexander Berkman: Bolşevik Mit (1925)
89. Emma Goldman : Değerlerin Karşı-Değerlemesi (1924)
On Dokuzuncu Bölüm Latin Amerika’da Anarşizm
90. Chaco’nun Yoldaşları: Anarşist Manifesto (1892)
91. Manuel González Prada: Bizim Yerlilerimiz (1904)
92. Rafael Barrett: Anarşizm için Savaşmak (1909-1910)
93. Teodoro Antilli: Sınıf Mücadelesi ve Toplumsal Mücadele (1924)
94. López Arango ve Abad de Santillán: Emek Hareketinde Anarşizm (1925)
95. Amerika Kıtası İşçiler Birliği (1929)
Yirminci Bölüm Çin Anarşizmi
96. He Zhen: Kadınların Kurtuluşu (1907)
97.
98. Wu Zhiui : Devrim Olarak Eğitim (1908)
99. Shifu: Anarşist-Komünist Parti’nin Hedefleri ve Yöntemleri (1914)
100. Huang Lingshuang: Evrim, Özgürlük ve Marksizm Üzerine Yazılar (1917-1929)
101. Li Pei Kan: Teori ve Pratik Üzerine (1921-1927)
Yirmi Birinci Bölüm Japonya ve Kore’de Anarşizm
102. Kôtoku Shûsui: Hapishaneden Mektup (1910)
103. Ôsugi Sakae: Toplumsal İdealizm (1920)
104. Itô Noe: Anarşi Gerçekleri (1921)
105. Shin Chaeho: Kore Cumhuriyeti Deklarasyonu (1923)
106. Hatta Shûzo: Sendikalizm Üzerine (1927)
107. Kubo Yuzuru: Sınıf Mücadelesi ve Gündelik Mücadele Üzerine (1928)
108. Talhwan: Ne savunuyoruz (1928)
109. Takamure Itsue: Bir Anarşist Aşk İmgelemi (1930)
110. Japon Liberter Federasyonu: Savaş Hakkında Ne Yapmalı (1931)
Yirmi İkinci Bölüm İki Dünya Savaşı Arasındaki Yıllar
111. Gustav Landauer: Ruh Devrimi (1919)
112. Errico Malatesta: Anarşist bir Program (1920)
113. Luigi Fabbri: Faşizm: Önleyici Karşı-Devrim (1921)
114. IWA: Devrimci Sendikalizm İlkelerinin Beyanı (1922)
115. Platform ve Onu Eleştirenler (1926-27)
116. Voline: Anarşist Sentez
117. Alexander Berkman: Komünist Anarşizmin Abecesi (1929)
118. Marcus Graham: Makineye Karşı (1934)
119. Wilhelm Reich ve Faşizmin Kitle Psikolojisi (1935)
120. Bart de Ligt: Şiddetin Fethi (1937)
121. Rudolf Rocker: Nasyonalizm ve Kültür (1937)
Yirmi Üçüncü Bölüm İspanyol Devrimi
122. Félix Martí İbáňez: Cinsel Devrim (1934)
123. Lucía Sánchez Saornil: Feminizm Sorunu (1935)
124. CNT: Zaragoza Kongresinin Kararları (1936)
125. Diego Abad de Santillán: Özgürlükçü Devrim (1936)
126. Gaston Leval: Özgürlükçü Demokrasi
127. Albert Jensen: CNT-FAI, Devlet ve Hükümet (1938)
128. Diego Abad de Santillán: Prensibe Dönüş (1938)
Yirmi Dördüncü Bölüm Sonsöz ve İkinci Cilt için Önsöz
129. Emma Goldman: Yaşamaya Değer bir Hayat (1934)
130. Herbert Read: Şiir ve Anarşizm (1938)
131. Malatesta: Anarşiye Doğru