Ocak 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Son Fotoğraflar
huzur isyandadır..
can sıkıntısı karşı-devrimcidir..
devlet, kendi şiddetine hukuk bireyinki
milliyetçilik, farklılıkları okunmaz kılar..
"Otorite, ruhun, doğumla ölmüm arasında maruz kaldığı en zarar verici travmadır" Tom Robbins
Marcos kimdir?
kapitalizm öldürür!
"dans edemediğim devrim, devrim değildir" Emma Goldman
“Bütün devrimleri yozlaştıran darağaçları ve giyotindir” Mikhael Bakunin
"Ey türk gençliği! birinci vazifen, vazifeleri dinlememektir"
beton dökülmüş yalnızlık duvarına çağrılı / karanlığın sessiz işçileri / kalın kabuk bağlamış mutsuzluklar içine gizlenen mutluluğu çıkartmaya..
Kapıdaki Umut: Kewe..
"modern dünya üstü açık bir hapishanedir"
"ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem"...
"lî çiyayê bênavokê kezîzera kurd"...
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara / vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa / vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın / zülküf de vursun / yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
Her emir özgürlüğün suratında patlayan bir tokattır! ( Bakunin)
"İşte biz, tüm zamanların ölüleri, yeniden ölüyoruz; ancak, bu kez yaşamak uğruna." MARCOS
"Günümüzün dünyası, güzellikleri korkunçlukları ile hiç olmadığı kadar büyük bir işkence bahçesidir" Michel Delon
"Her sözcük sessizlik ve hiçliğin üzerine düşürülmüş bir lekedir." Bertold Breht
 "iktidarın olduğu yerde direniş vardır" (Foucault)
Gilles Deleuze
"insanlar ışığın çevresinde toplaşırlar, daha iyi görmek için değil, daha iyi parıldamak için" NİETZSCHE
 "Gerçekçi Ol İmkansızı İste"   Ernesto CHE Guevara
"ya sosyalizm yada barbarlık" Rosa Luxemburg..
"isyan, insanın yaşadığına dair en büyük belirtidir. yaşama kattığı değerlerin kaynak noktasıdır."
Mülkiyet hırsızlıktır!  (Proudhon)
Errico Malatesta
Pisi Pisi gel..
Cigara
tel örgünün ardında
Ana Sayfa > Edebiyat > Anlam Molekülü - Umut Aroesa
Anlam Molekülü - Umut Aroesa


Anlam Molekülü - Umut Aroesa

              

             ' nesneyim ,ötesindeyim kendimin'  

                          

Anlamın atom numarasıydık seninle,ben..
Karşısında isle ağlanılan bir resim ,
Üzerinde durulmayan - söylendiği an unutulan bir isimdik.
Denizler mi giriyordu aramıza,şelaler mi
Bunu nedense hiç düşünmemiştik.
Acı bir molekül taşıyorsa içimizdeki balo ,

ben prens oluyordum .
küflü neşterlerle ayaklarını arayan bir prens.
sen,perilerin bile giyemediği yassı bir gecelikle,

yakınlaştıkça küçülen bir film sahnesiydin.

bahçelere genişliyordu aramızdaki mesafe,

mesafe bir zamana denk düşse,biz susuyorduk.

tanrı ayaklarını sarkıtsa cenazemize,ben ellerimi unutuyordum.

 

 

aslında açıkçası ;

korkuyorduk sevgilim.

neticesi olmayan bir hesaba ağlıyorduk.

var olur gibi sığıyorduk odalara.

odalar,zamanla küçülen ,zaman içinde unutulan eski tablolar gibi

uydumuza sıkıştırılmış bir çipte sakladığımız geçmişimiz gibi

beklenilen bir otobüs durağının eteklerini tutarak kaçması gibi

üstümüze yeryüzünü fırlatan kekremsi bir gökyüzü gibi

kafka gibi ağlıyorduk sevgilim ! kafka nasıl ağlarsa sesine ,

öylece seyyah ve sersem !

infazında eline tutuşturulan kağıda,

resmini çizen bir saç teliysem- öylece işte!

 

 

gözlerime ağlayan ojelerle sürüp gözlerini

memeuçlarıma gerdiğim ipte geziniyordum.

sen uçuk sarı , ben sağanak bir siyah .

kente girerken atları an be an kaybolan

yağmurda etrafa çarparak savrulan bir posta arabasındaydım.

mahmuzlarımı takıp vücudumun en açık seçik yerlerine

bir kente daha giriyorudum ! bedenine !

 

 

atambombası ayrılıklara alışık cesedimin raylarından

ipek geceliğindeki molekülleri de toplayıp

çekip gittiğin o zamandan beri ,

bir ağaç esiyor içimde .

bir rüzgar, çiçeklerini açıyor dudaklarımdan aşağıya.

aşağıya bakamıyor hiç birşey ,aşağısı çok uzakta.

yükselemiyor hiç bir nesne,çatladığını bilmediğinde.

çatlamadan önce, kırıldığını sanıyor her kimse.

her kimse , beni kendine çektikçe ben kendime çekiliyorum.

on parmaktan bir yüz , kendi duvarıma asılıyorum seninle.

deniz , havuzlara açılmıyor , başka bir uyakta duraksıyor.

klimalar üşüyor , rüzgarlar üşüyor ,dağlarda kartallar üşüyor!

ormansız kalmış ruhlar , bir yangın taşırıyor! baksana !

köpük taşıyor ,süt taşıyor ,limon kokuyor ellerim!

senin ihanetinle tüm yeryüzünün kapandığı gün.

pardösümü de alıp , yüzümü kapı niyetine yerküreye sürgülüyorum!

 

 

Aşkın bir sevda repliğiyle yaklaştığım bedeninde

ifademi unutmuşum , annemi unutmuşum - babamı .

almak için gerdiğim antenlerde kuşları unutmuşum.

çocukluğumda bir ok , çocukluğumda kanlı bir rahim masalı

kutsal metinlerde yanlışlık , kutsal ihanetlerde soysuz kırışıklık!

ben nedense her şarkıya , yeni bir gelecekle soyunmuşum!

sokaklarda soyunmuşum , gülüşümü gezdirmişler tamu otobüsüyle!

meydanlara sokulmuşum,meydanlar içime yerleşmiş mavi ceninlerle!

susulmuşum , başucunda beklenilip susulan bir kuyuymuşum da

çok yukarılara doğru bağırarak ,aşkkordonumu sormuşum!

 

 

ah sevgilim , mevsimler azalıyor çoğaldıkça yüzüm.

-yüzüm , senden bana hediye bir sorumsuzluk.

sense hala küflü kirpiklerinle o neşteri arıyorsun.

ben ayaklarımı buldum - sana mutluluklar diliyorum!

 

umut aroesa .28ağustos.yirmibirinciyüzyıl

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
ah sevgilim , mevsimler azalıyor çoğaldıkça yüzüm. -yüzüm , senden bana hediye bir sorumsuzluk. sense hala küflü kirpiklerinle o neşteri arıyorsun. ben ayaklarımı buldum - sana mutluluklar diliyorum! çok beğendim
gulsah yegül eklemiş. | 27 Mayıs 2008 Saat 01:13
aşkın, arzunun yaşam ile özdeşleştirerek anlatımı, güzel..
zilan eklemiş. | 20 Ekim 2008 Saat 14:09
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.